"Tanrı'nın kurtuluş planındaki rolüm önemlidir."
Nasıl ki Tanrı'nın Evladı Tanrı'yı tamamlar, sizin rolünüz de Tanrı'nın planını tamamlar. Kurtuluş; ayrı yaşamlar içerisinde, farklı yönlere giden birbirinden kopuk bedenler ve düşüncelerin olduğu inancını bitirmeli ve bunu tersine çevirmelidir. Ayrı gibi görünen zihinler ortak bir görevi kabul ettiklerinde amaçları birleşir; çünkü her bir zihin diğerlerinin amacı için çok önemli ve gereklidir.
Tanrı'nın sizin için Niyeti, mükemmel mutluluğunuzdur. Neden Onun Niyetine karşı çıkmayı seçersiniz ki? Onun planında size verdiği rol, Onun Niyetinin ne olduğunu bulmanız ve Onun sizin için Niyetinin gerçekleşmesini sağlamanızdır. Bu rol sizin mutluluğunuz için önemli olduğu gibi, Onun planı için de önemlidir. Onun size gönderdiği kişilerin Onun planını anlamaları için tümüyle neşe içinde olmalısınız. Onlar da kendi görevlerini sizin ışıldayan yüzünüzde görecekler ve mutlu gülümsemenizde Tanrı'nın onları çağırdığını duyacaklar.
Siz Tanrı'nın kurtuluş planı için gereklisiniz. Sizin neşeniz olmazsa Onun Neşesi eksik olur. Siz gülmezseniz dünya kurtarılamaz. Siz üzgünken, Tanrı'nın dünyayı kurtarmak için verdiği ışık kısık ve sönük kalır. Sizin gülmeniz yankılanmazsa gülen kimseyi de göremezsiniz.
Siz Tanrı'nın planı için gereklisiniz. Işığınız, Cennetten gelen ışığı yükseltir; neşeniz ise dünyadaki tüm zihinlere kederlerini bırakmaları ve sizin yanınızda yer alıp Tanrı'nın planındaki rollerini kabul etmeleri için çağrı yapar. Tanrı'nın sözcüleri/elçileri neşelidir. Onların neşeleri, keder ve umutsuzluğu iyileştirir. Onlar, Tanrı'nın isteyen ve hediyelerini kabul eden herkese sonsuz mutluluk vereceğinin kanıtıdırlar.
Bugün, üzüntülerimizi terk ediyoruz. Eğer kederleri tutarsak, vizyon için Tanrı'nın Planında gerekli olan rolümüzü üstlenmeyi kabul etmemiş oluruz. üzüntü, Tanrı tarafından verilen rol dışında bir rolü tercih ettiğinizin göstergesidir. Böylece dünyaya Onun mutluluğunu gösteremediğiniz gibi, kendiniz için de kabul etmemiş olursunuz.
Bugün buradaki görevimizin neşe olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Siz üzgünseniz göreviniz tamamlanmamıştır ve hem siz hem de tüm dünya neşeden mahrum kalır. Tanrı sizden mutlu olmanızı istiyor ki Evladını ne kadar sevdiğini, neşesini bölebilecek bir kederin bulunmadığını ve hiçbir korkunun Onun huzurunu bozamayacağını dünyaya ancak bu şekilde gösterebilirsiniz.
Bugün Tanrı'nın elçisi sizsiniz. Baktığınız herkese Onun mutluluğunu, size bakanlara ise huzurunu sunuyorsunuz. Dünya, Tanrı'nın mesajını sizin mutlu yüzünüzde okuyor.
Bugün, beş dakikalık uygulama süreçlerinde kendimizi buna hazırlayacağız. Bunu yapmak için, Tanrı'nın Niyeti olan mutluluğun içimizde yükseldiğini hissedeceğiz. Derse başlarken bugünün düşüncesini tekrar edin. Sonra rolünüzün mutlu olmak olduğunu fark edin. Tanrı'nın sözcüleri/elçileri arasında olmak isteyen herkesten tek beklenen budur. Bunun ne anlama geldiğini düşünün. Sizden bazı fedakârlıklar talep edildiğini düşündünüz ama yanıldınız. Siz, Tanrı'nın planına uygun olarak alırsınız ve hiçbir zaman kaybetmez, fedakârlık yapmaz ya da ölmezsiniz.
Şimdi, Tanrı'nın Niyetinin bizim ve tüm dünya için neşe oluşunu anlamaya çalışalım. Tanrı'nın Niyetinin ne olduğunu bulmak sizin görevinizdir ve şimdi onu buluyorsunuz. Buraya bunun için geldiniz. İzin verin bugün başardığınız gün olsun! İçinizdeki derinliklere bakın. İçinizdeki Kutsal bilinci keşfetme yolunda, küçük düşüncelerin ve aptalca hedeflerin yanından geçerek devam edin.
O, orada olacaktır. Ona şimdi ulaşabilirsiniz. O, Kendisini bulmanızı ve yüzünüzü Ona çevirmenizi beklerken siz neye bakmak isteyebilirsiniz ki? Hangi anlamsız düşüncenin sizi bundan alıkoyabilecek gücü vardır? Sizi çağıran Tanrı ise hangi aptalca hedef aklınızı çelip başarınızı engelleyebilir?
O, orada olacaktır. Siz Onun planı için gereklisiniz. Bugün, Onun sözcüsüsünüz. Bugün Onun, başkalarına vermeniz için size vereceklerini bulmalısınız. Saatlik çalışma süreleri arasında günün düşüncesini unutmayın. Bugün sizi çağıran, sizin hakiki Benliğiniz. Siz, Tanrı'nın kurtuluş planı için gerekli olduğunuzu her söylediğinizde Ona cevap veriyorsunuz.