"Almak ve vermek hakikatte birdir."
Vizyonunuz, bugünkü dersin düşüncesinde yatar. Işık bu düşüncededir çünkü görünürdeki tüm zıtlıklar bu düşüncede birleşirler. Işık, tüm hatalı düşüncelerinizin tamamen hakiki olan tek bir kavramda buluştuğu huzurdan doğan çözüm değil de nedir? Çözüm bile kaybolacaktır çünkü onun arkasındaki düşünce ortaya çıkıp onun yerini alacaktır. Böylece sonsuza kadar huzur içinde olursunuz çünkü rüyadan uyanırsınız.
Hakiki vizyonu getiren hakiki ışık, bedenin gözlerinin algıladığı ışık değildir. O artık karanlığın hiç algılanamadığı, tamamen bütün ve bunun farkında olan bir zihin yapısıdır. Bu şekilde, kendine benzeyenleri görür ve benzemeyenleri algılamaz; çünkü kendine benzemeyen şeylerin orada olmadıkları kesindir. Bu, zıtlıkları ortadan kaldıran ışıktır. İyileşince gelen vizyonun iyileştirme gücü vardır. Bu, sizin zihinsel huzurunuzu, diğer zihinlerle paylaşmanızı sağlayan ışıktır. Onu paylaşırken onlarla bir ve bütün olduğunuz için memnun olursunuz. Bu, iyileştiren ışıktır çünkü tek algıyı getirir. Tek bir referans noktası alır ve anlamı, gerçekten olduğu yerde bulur.
Biri önce, diğeri sonra oluşuyormuş gibi görünse de almak ve vermek, hakikati değişmeyen Düşüncenin bütünlüğü sebebiyle, tek bir düşüncenin iki farklı özelliğidir. Böyle bakıldığında ikisinin birlikte gerçekleştiği gözlemlenebilir; çünkü Düşüncenin bütünlüğü bunu gerektirir. Bu anlayış zıtlıkların ortadan kalkması için temel oluşturur; çünkü onlara Düşüncenin bütünlüğü açısından bakmaktayız.
Tamamen bütün olan tek bir düşünce, tüm düşünce sisteminin bütünlüğünü kazanmasını sağlar. Bu, tek bir düzelmenin bile tüm yaratımı düzelteceğini söylemekle aynıdır. Ayrıca tek bir kardeşinizi gerçekten bağışlamak tüm zihinlere kurtuluşu getirecek kapıyı açar. Çünkü bunların hepsi, hakikati bilen ve öğreten Tanrı'nın tek yasası tarafından yönetilir. Bu yasa, öğrenmenin tüm şekilleri için geçerlidir. Almanın ve vermenin aynı olduklarını öğrenmek size çok kullanışlı gelecektir çünkü kolayca denenip, bunun hakiki olduğu gözlemlenebilir. Denediğiniz durumlarda işe yaradığını görünce, zihin bunun arkasındaki Düşünce sistemini, şüphenin ve çifte görüşün var olduğu tüm durumlara ve var oluşa genelleyecek şekilde öğrenir. Bu şekilde zihin, bölünmüş algıdan yola çıkıp tüm düşüncelerin altında yatan tek Düşünce sistemine ulaşır.
Bugün, almak ve vermek üzerine özel bir çalışma yapacağız. Bu basit dersi iyi kullanacağız çünkü gözden kaçırmamamız gereken önemli sonuçları vardır. Vermek demek almak demektir. Bugün, herkese huzur vereceğiz ve huzurun bize ne kadar hızlı döndüğünü göreceğiz. Işık, sükunettir. Huzur, bize verilen vizyondur; ve artık görebiliriz.
Bugünün çalışma sürelerine şu şekilde başlayın:
"Almak ve vermek hakikatte birdir,
ne veriyorsam onu alacağım."
Sonra gözlerinizi kapatın ve beş dakika boyunca kendinize vermek için başkalarına verebileceğiniz neler olduğunu düşünün. Örneğin şöyle söyleyebilirsiniz:
"Herkese sessizlik sunuyorum.
Herkese zihin huzuru sunuyorum.
Herkese güzellik, neşe sunuyorum."
Her birini yavaşça söyleyin ve bir süre durun. Verdiğiniz hediyeleri aldığınızı fark edin. Verdiğiniz oranda aldığınızı göreceksiniz. Verdiğinizin tam karşılığını alacaksınız Çünkü talebiniz odur. Hediyelerinizi vereceğiniz kişiyi özellikli olarak seçmeniz daha etkili olacaktır. O, diğer herkesi simgeler; siz ona verirken, bütüne veriyorsunuz.
Bugünkü basit dersimiz size çok şey öğretecek. Bugünden itibaren etki-tepki yasası daha net anlaşılacak. Bu şekilde çok daha hızlı yol alacağız. Bugün yapacağınız egzersizler, öğrenme sürecinizde hızlandırıcı sıçramalar yaratacaktır. "Almak ve vermek hakikatte birdir" dediğiniz her seferde daha hızlı ve emin adımlarla yol alıyorsunuz.