MUCİZELER KURSU

DERS 139

Episode Notes

Ders 139

"Telafiyi kendim için kabul edeceğim."

Bizim bu dünyada bir görevimiz vardır. Daha önce inandığımız deliliği tekrar yaşamaya gelmedik. Hedefimizi kabul ettiğimizi unutmayalım. Biz buraya sadece kendi mutluluğumuzu bulmak için gelmedik. Bizim, kendimiz olarak kabul ettiğimiz şey, bizimle birlikte başkaları için de geçerli olur. Kardeşlerinizi hayal kırıklığına uğratmayın çünkü siz de uğrarsınız. Onlara sevgiyle bakın ki, siz onların parçası olduğunuzu fark ederken, onlar da sizin parçanız olduklarını fark etsinler.

Telafinin size öğrettiği budur. Tanrı'nın Evladının Birliği, kendini inkâr eden düşünceleri tarafından bozulmamıştır. Bugün, gerçekliğinizi değiştirmek için değil, kendiniz hakkındaki hakikati öğrenmek için Telafiyi kabul edin. Böylece Tanrı'nın sonsuz Sevgisinin yolunda ilerlerken kendinizle bütünleşin. Yapmamız gereken ve bizden istenen sadece budur. Bugün yapacağımız da budur.

Bugünün dersini uygulamak için sabah ve akşam iki kez beşer dakikamızı adayacağız.Uygulamaya, görevimizi ifade ederek başlayalım:

"Telafiyi kendim için kabul ediyorum, çünkü ben, Tanrı'nın beni yarattığı gibiyim."

Tanrı bizi kendi gibi yarattığında, bize verdiği bilgeliği kaybetmedik. Biz bu bilgiyi ve bilinci herkes için hatırlayabiliriz çünkü yaratım içerisinde zihinlerimiz bir bütün. Kardeşlerimizin hakikatte bizim için ne kadar sevgi dolu olduklarını ve zihinlerin bütünlük içerisinde birbirlerinin parçaları olduklarını, aslında bize ne kadar sadık olduklarını ve Tanrı'nın Sevgisinin hepimizi nasıl kapsadığını hatırlayacağız; çünkü bunlar bizim hatıralarımızda kayıtlıdır.

Tüm yaratıma, Yaratıcımızın Birliğine ve Bütüne olan şükranımızı belirtmek için her saat boyunca adanmışlığımızı gösterelim. Bizi, kutsal amacımızdan saptırabilecek olan tüm düşüncelerimizi bir kenara bırakalım. Birkaç dakika boyunca, dünyanın, Tanrı'nın Kutsal Evladının üzerine ördüğü aptalca örümcek ağlarından onu kurtaralım. Aslında sizi hakiki farkındalığınızdan uzak tutan zincirlerin ne kadar zayıf ve kırılgan olduklarını fark ederken şunu söyleyelim:

"Telafiyi kendim için kabul ediyorum, çünkü ben, Tanrı'nın beni yarattığı gibiyim."