MUCİZELER KURSU

DERS 154

Episode Notes

Ders 154

"Ben Tanrı'nın Sözcülerinden biriyim."

Tanrı'nın Sözcüleri olan sizler, artık Onun mesajlarını almaktasınız. Size verilmiş rolün bir parçası bu. İhtiyacınız olanı vermekte Tanrı başarısız olmadı. Siz de almayı kabul ettiniz. Fakat size verilen görevin diğer bir bölümü halen durmaktadır. Size Tanrı'nın sözlerini getiren, onları sizin almanızı istiyor. Çünkü bu şekilde siz Onunla özdeşleşirsiniz ve kendinizin olanları alırsınız.

Bugün, anlamakta kararlı olacağımız bu bütünleşmedir. Bizim adımıza konuşan Sesi zihnimizden uzaklaştırmaya çalışmayacağız; çünkü Onu dinlerken duyacağımız kendi sesimizdir. O hem bize konuşur, hem bizim adımıza konuşur. Tanrı'nın Sözünü ve Niyetini alıp verme görevinde bizimle bir olur.

Bugün almak istediğimizi vererek Onun hediyelerinin bizim olduğunu öğrenme pratiği yapıyoruz. Tanrı'nın konuşabilmek için bizim sesimize ihtiyacı var çünkü biz Ona tanık oldukça duyduğumuz ses kendi sesimizdir. O bize, bizim için konuşur. Onun Birliğinin Sesi ile bizimki Bir olduğu zaman Tanrı'nın Sözü alınır ve verilir, Onun Niyeti alınır ve verilir.

Bugün şu dersi öğrenelim; bir şeyi vermediğimiz sürece aldığımızı anlamayacağız. Bunu yüzlerce kez, yüzlerce şekilde duydunuz fakat inancınız hala tam değil. Kesin olan bir şey var; binlerce mucize alacaksınız ve hatta binlerce daha. Fakat inanmadığınız sürece şunu anlamayacaksınız; Tanrı, zaten sizin olan hediyelerin tümünü size verir ve zaten Evladından Kutsallığın en küçük zerresini bile esirgemedi. Bu, siz Onunla bütünleşene ve özdeşleşene kadar size anlamsız gelecektir.

Bugünkü dersimize şu şekilde başlayalım:

"Ben Tanrı'nın Sözcülerinden biriyim, ve görevimi yapacak araçlar için şükürler olsun.Çünkü bu şekilde özgür olduğumu hatırlayabilirim."

Zihinlerimiz aydınlığa kavuşurken, dünya geride duruyor ve bu kutsal sözlerin doğruluğunu duyuyoruz. Onlar, bugün bize Yaratıcımız tarafından gönderilen mesajlardır. Şimdi biz de bu sözlerin kendimiz hakkındaki düşüncelerimizi nasıl değiştirdiğini ve görevimizi hatırlattığını göstereceğiz. Aldığımız her şeyi paylaşmayı ve paylaşmadığımız hiçbir şey olmayacağını kabul ediyoruz. Ve bunu kendimize kanıtlarken, Yaratıcımızın hediyelerini görürüz ve ellerimizle aldığımızda onları tanırız.