"Asaletin bana verilmiştir. Onu şimdi alıyorum."
Tanrı bize konuşmaktadır. Biz Ona konuşmayalım mı? O uzakta değildir. O bizden saklanmaya çalışmıyor. Biz Ondan saklanmaya çalışıyoruz. Kendimizi kandırıp bunun yüzünden acı çeken biziz. O ulaşılabilirliğini bütünüyle sürdürmektedir. O, Evladını sever. Bundan daha kesin olan hiçbir şey yoktur. Zaten bu yeterlidir. O, Evladını sonsuza kadar sevmeye devam edecektir. Evladının zihni uykudayken, Evladını sevmeye devam eder. Evladının zihni uyandığında, O, Evladını hiç değişmeyen sevgisi ile sevmeye devam edecektir.
Eğer siz Onun Sevgisini anlasaydınız, umut ve umutsuzluk imkânsız hale gelecekti. Çünkü umuda gerek kalmayacaktı ve umutsuzluk da mümkün olmayacaktı. Onun bağışlayıcılığı, tüm umutsuz düşüncelere cevaptır çünkü Onun Sevgisini hatırlatır. O, kendisini tanımanız için gereken araçları sevgiyle size sunar. Kabul ettiğiniz anda, Onun asaleti, sizin olur. Uyuyan zihin, uykusunu bitirmek için gereken aracı isterse, Onun hatırası zihinde canlanır ve araç ona verilir.
Bugün, Tanrı'dan kalplerimizde sakladığı hediyeyi bize sunmasını istiyoruz. Bu hediye, Tanrı'yı bize yaklaştıran, bizi yükselten ve kurtuluş için son adımı atan hediyedir. Bu adımı da diğer adımlar gibi Onun Sesinin öğretmenliğinde öğreneceğiz. Fakat bu kez, sonunda direkt Kendisi gelecek ve bizi Kollarına alıp, uykudayken oluşan örümcek ağlarından kurtaracak. Onun asalet hediyesi, bir cevaptan ötedir. O, uyuyan zihnin unuttuğu tüm hatıraları canlandırır. Sevginin anlamını kesinlikle hatırlatır.
Tanrı, Evladını sever. Ondan bu dünyanın gözlerimizden kaybolması için gereken araçları isteyin. Önce vizyon gelecektir ve bir an sonra bilgeliği elde edeceksiniz. Asalet içerisinde, dünyayı sevgi ile kaplayan ışığı göreceksiniz ve korkunun tüm yüzlerden silindiğini izlerken, kalpler yükselecek. Işığı kabul edip sevgilerini sunacaklar. Cenneti bir an daha ertelemek için geçerli sebebiniz var mı? Bağışlamanız her şeyi kapsarken, yapılmamış hangi işiniz olabilir?
Bugün, yeni ve kutsal bir gündür çünkü bize verilmiş olanı alma günümüzdür. İnancımız hediyeleri bize Sunanadır, bizim kabul edişimize değil. Hatalarımızı kabul etsek de O hata görmez ve yanlışı tanımaz. Hataları bir kenara bırakmamız için gerekli araçları bize vermiştir. Şükran ve sevgi içinde Ona yükselelim.
Biz Ona doğru giderken O da bizimle buluşmak için bize doğru gelecektir. Çünkü almamız için hazırladığı şeyi bize verecek ve biz de alacağız. O böyle istiyor çünkü Evladını seviyor. Bugün Ona dua edeceğiz. Bize verdiği sözleri Onun Sesi ve Sevgisi aracılığıyla Ona göndereceğiz.
"Asaletin bana verilmiştir. Onu şimdi alıyorum. Tanrım Sana geliyorum.
Sen de, Sana gelmek isteyen bana gel. Ben sevdiğin Evladınım."