"Sevgi keder barındırmaz."
Sevgi tarafından kendisi gibi yaratılmış olan siz, hem Benliğinizi bilip hem de keder
barındıramazsınız. Tek bir kederi bile tutmak, kim olduğunu unutmaktır. Tek bir kederi bile
tutmak, kendinin bir bedenden ibaret olduğunu düşünmektir. Tek bir kederi bile tutmak,
egonun zihninizi yönetmesine izin vermek ve bedeni ölüme terk etmektir. Büyük olasılıkla,
kederi tutmanın zihninize tam olarak ne yaptığının henüz farkında değilsiniz. Bu, sizi
Kaynağınızdan ayrıymış gibi gösterir ve sizi Tanrı'dan farklı kılar. Bu durum sizi, Tanrı'nın da
kendiniz gibi olduğuna inandırır, çünkü hiç kimse Yaratıcısını kendinden farklı algılayamaz.
Benliğiniz Yaratıcısından ayrılmadığını her zaman farkındadır. Yaratıcısı ile bir olduğunu
bilen Benliğinizden kopmuş olduğunuzu düşündüğünüzde, Benliğiniz uykuya dalar. Ve bu
uyku, zihninizin illüzyonlar üreten kısmı, “uyanık olduğunu zannettiği” (uyanık olduğu
rüyasını gördüğü) sürece devam eder. Kederleri tutmanız tüm bunlara yol açabilir mi?
Elbette! Çünkü kederleri barındıran, Sevgi tarafından yaratıldığını inkâr eder ve Yaratıcısı ona,
nefret rüyaları içerisinde korkulacak bir şey gibi görünür. Nefret rüyaları görenlerin Tanrı'dan
korkması normal değil midir?
İçlerinde keder barındıranların; Tanrı'yı kendi suretlerinde tanımlamaya çalışacağı,
Tanrı’nın onları Kendisi gibi yarattığı ve Kendisinin parçası olarak tanımladığı kadar kesindir.
Keder barındıranların suçluluk yaşayacağı ne kadar kesinse, bağışlayanların huzuru bulacağı
da o kadar kesindir. Keder barındıranların kim olduklarını unutmaları ne kadar kesinse,
bağışlayanların hatırlayacak olmaları da o kadar kesindir.
Bunun böyle olduğuna inansaydınız, tüm kederleri ve üzüntüleri bırakmaya istekli
olmaz mıydınız? Büyük ihtimalle, kederleri bırakabileceğinize inanmıyorsunuz. Ancak bu
sadece motivasyon meselesidir. Bugün, kederler olmadan nasıl hissedeceğinizi araştıracağız.
Eğer bir an bile gerçekten başarırsanız bir daha motivasyon eksikliği yaşamazsınız.
Bugünün uzun uygulama sürecine başlarken zihninizi kederlerin barındırıldığı
ilişkilerinizi bulmak için tarayın. Kimlere ve neye karşı üzüntülü, kederli ve mağdur bir tutum
sergiliyorsunuz? Bunlardan bazılarını bulmak çok kolay olacaktır. Sonra görünüşte küçük
(önemsiz) olan kederleri araştırın. Bu kederler, sevdiğinizi düşündüğünüz veya hoşlandığınız
kişilere ve olaylara karşı bile olabilir. Hemen fark edeceksiniz ki aslında, azıcık da olsa kederli
bir yaklaşımınızın olmadığı neredeyse hiç kimse ve hiçbir şey yoktur. Bu kederli yaklaşım,
kendinizi algılayışınıza yansıyarak sizi tüm evrende yalnız başınıza bıraktı.
Şimdi bu kişilerin hepsini dostlar olarak görmeye karar verin. Her birini tek tek düşünün
ve onlara şunları söyleyin:
"Benim bir parçam olduğunu hatırlayabilmek ve kendimi tanıyabilmek için
seni dostum olarak göreceğim."
Uygulama sürecinin kalan bölümünde; kendinizi, dünyadaki herkesle ve her şeyle bir
bütün olarak tam bir huzur ve güvenlik içerisinde korunan, sevilen ve doğal olarak sevgiyle
yaklaşan bir kişi olarak görün. Sizi saran, yükselten ve destekleyen güvenliği hissetmeye
çalışın. Size hiçbir şeyin, hiçbir şekilde, bir anlığına dahi zarar veremeyeceğine inanın.
Uygulama sürecinin sonunda kendinize şunu söyleyin:
"Sevgi keder barındırmaz.
Tüm kederlerimi bıraktığımda,
tamamen güvende olduğumu bileceğim."
Kısa uygulama süre.leri bugünün dersinin hızlıca uygulanmasını içermelidir. Gün
boyunca herhangi bir kişiye veya duruma karşı herhangi bir keder hissettiğiniz anda içinizden
şunu söyleyin:
"Sevgi keder barındırmaz.
Benliğime (özüme) ihanet etmeyeceğim."
Bunlara ek olarak, bugünün dersini saatte bir kez şu cümleyle tekrar uygulayın:
"Sevgi keder barındırmaz.
Tüm kederlerimi bir kenara bırakacağım.
Böylece Tanrı’nın içinde uyanarak, Benliğime uyanacağım."