MUCİZELER KURSU

DERS 9

Episode Summary

"Hiçbir şeyi gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." Bu dersin düşüncesi, önceki iki dersi takip etmektedir. Fakat şu aşamada zihinsel olarak bu düşünceyi kabul eder gibi görünüyor olsanız da şu ana kadar size çok bir anlam ifade etmediği açıktır. Zaten bu noktada bunu anlamanız gerekmiyor. Aslında, yanlış 'görüşünüzü' iptal etmeniz için hiçbir şeyi gerçekten anlamadığınızı idrak etmeniz gerekir. Bu egzersizler, anlamaktan ziyade uygulamanız içindir. Gerçekten anladığınız bir şeyi uygulamanıza gerek olmaz. Yani hem zaten anladığınızı düşünmek hem de anlamaya çalışmak, kısır döngüden başka bir şey değildir. Eğitilmemiş zihin için, görüntüsünü gördüğü şeyin hakikatte orada olmadığına inanmak zordur. Bu düşünce rahatsız edici olabilir ve farklı şekillerde aktif direniş yaratabilir. Yine de bu, uygulamaya engel değildir. Bunlar ve diğer egzersizler için bundan fazlası gerekli değildir. Her küçük adımınız karanlığın az da olsa bir kısmını temizler. Ve nihayet 'hakiki kavrayış' gelerek zihninizi karartan enkazları ortadan kaldırır ve zihninizin her köşesini aydınlatır. Üç veya dört uygulama süresinin yeterli olduğu bu egzersizler, çevrenize bakmanız ve gördüğünüz her şeye bu dersleri ayrım yapmadan ve hiçbir şeyi dışta bırakmadan uygulamanızı içerir. Ve yine hatırlayacağınız gibi, gördüklerinize topluca uygulama veya özellikli bir şeyi dışta tutma eğiliminden kaçınmanız gerekir. Dürüst bir şekilde böyle bir ayrımı yapmadığınızdan emin olun. Uygulamayı karmaşıklaştırıp bazı şeyleri örtbas etmeye çalışmayın. Örneğin; "Bu daktiloyu gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." "Bu anahtarı gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." "Bu telefonu gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." Size en yakın şeylerden başlayın ve gittikçe geniş bir alana bakın: "O ceket askısını gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." "O yüzü gerçekte olduğu haliyle görmüyorum." "O kapıyı gerçekte olduğu haliyle görmüyorum."